Yeme Bağımlılığı ve Duygusal Açlık


hamburger

hande sinirlioğlu ertaşTok olduğumuz halde yeme alışkanlıklarımız var, hangisi alışkanlık, ne zaman nasıl bağımlı oluyoruz, Uzm. Psk. Hande Sinirlioğlu Ertaş, yeme bağımlılığı hakkında bilgi verdi.

Gelişim döneminde beden ve ruh bir gelişim basamağı geçirir. Çocuğun bebeklik dönemi bir de yetişkin yapısına bürünme yani bir ergenlik dönemi vardır. Ergenlik dönemi dediğimiz süreç fiziksel bir süreç hem de dürtülerin, enerjinin arttığı bir dönem hem de dış görünüş olarak dışarıya sosyal ortama çevreye kendini bir şekilde toplum normlara sosyal algıya beğenilen şekilde kendini ortaya koyması gereken bir dönem.

Yeme bağımlılığı hem keyif verir hem de suçluluk yaratır

Sosyal algı dediğimiz süreçlerde genç kızlar zayıf olsun ailelerde bunu söyler. Hem az ye denir hem de çok ye denir. Çocuklara hızlı ol denir yavaş ol denir bunlar hep söylenir. Bir gencin süreç içerisinde algısı motivasyonu hep bedensel veya kişilik olarak görüntüye yönelir. Zaten bu toplum olarakta yetişkinlerde buna odaklanınca algı daha da çok yükseliyor ve bu sefer takıntılar oluyor. Bir de yeme dürtüsü var.

Hızlı büyüyen değişen beden var yeme ihtiyacı da var. Bu sefer ikilemler ne yapacağımlar? algı daha da artıyor. Genel enerji daha fazladır ergenlerde enerji fazla olunca yönelen alanda yeme ihtiyacı ya da sürekli hareket etme ihtiyacı gibi burada da aşırı yeme oluyor. Yeme bağımlılığında deniyor ki yemek keyif veriyor, sonra da şu deniliyor ama yemek suçlulukta yaratıyor.

Yemeyi kişi nasıl tanımlıyor?

yemek

 

Yeme ihtiyacı da var öyle bir ihtiyaç ki kişi ihtiyacını bir anda durduruyor sonra kontrol mekanizması üzerinde çalışılmadığı için bir anda yeme ihtiyacı ve aşırı yeme ihtiyacı dürtüsü oluyor. Az yeme ve sık yeme çok önerilen bir şey. Hem bedensel ihtiyaç artıyor hem de kişinin düşünme yapısında acıktım daha çok acıktım, dayanamayacağım artık, yemem lazım gibi düşünceler artıyor. Bu cümleler yemekle ilgili yeme bağımlılığı gelişen kişiler de şöyle gelişir, çikolata beni rahatlatıyor, ekmeksiz doymuyorum bu tıpkı benim Hande demek gibi bizim öğrendiğimiz bazı kalıplardır.

Yemekte bazı kişilerde eşittirler koyuluyor. Yemek eşittir bana keyif veriyor. Yemek eşittir ben yemesem yaşayamam deniliyor. Bizim kabullendiğimiz düşünceler var. Kişi zaman içerisinde bu süreç arttıkça her seferinde hem kendine ve çevresine yemeksiz yapamıyorum diyor. Bizim tedavi sürecinde yaptığımız şeylerden bir tanesi yemeyi kişi nasıl tanımlıyor. Şunu yemeden yapamıyorum, hayır onu yemeden yapabilirsin. Veya bir an önce diyet yapmak lazım derken bile kişiyi acıktırıyor. Ben dayanamıyorum diyerek daha sonra yemeye odaklanıyorlar kişi. Biz kendimizi süreç içerisinde koşullayarak kendi içimizde çatışıyoruz. Yeme bağımlılığı, yeme dürtüsünü kişiye tekrar tanımnlatarak biz yeme bağımlılığı olan kişiye yardımcı oluyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in