Yakın tarihe yakından bir bakış


yakın tarih

sabri-uzunMedyada “Sır Kutusu” olarak anılan Emniyet İstihbarat Dairesinin eski Başkanı Sabri Uzun katıldığı bir TV programında Türkiye’de meydana gelen son olaylara ışık tuttu. “İn” kitabı ile gündeme gelen Uzun kitabını anlattı.

Kitabın zamanlaması

Sanki birisi bana sipariş vermite onaların siparişi üzerine yazmış gibi lanse ediliyor. Beni tanıyanlar bilir hiç kimse bana sipariş veremez. 2007 yılından bu tarafa devam eden davalarda, Ergenekon, Balyın, Oda TV, Devrimci karargah, Sauna çetesi, Atabeyler Çetesi, Erzincan’da İlhan Cianer’e yapılan komplolo ve Şike Davası gibi davalar bir bütünün parçası. Tüm bu olaylar olurken henüz davalar sonuçlanmamıştı ve bu davaların çoğunda beni tanık olarak gösterdiler ben eğer geçen yıllarda yazsaydım bu kitabı tanık olarak söyleyeceğim şeyleri yazmış olacaktım. argılanan insanlar benli tanık gösterdiler, onlara tanıklık yapmadan önce kitap yazmam mümkün değil.

Nelerin yapılacağı önceden belliydi

2011 yılında Savcı Muammer Akkaş’a Hrant Dink’in dosyası verildi. Ben Hrant Dink’in öldürüldüğü zamanlar İstihbarat Dairesi başkanıydım. 2014’e kadar bana hiç bir şey sorulmadı. 3 sene savcının elinde evrak bekletildi.

11 Haziran 2011 günü bana haber geldi, Oda TV iddianamesinde senin adın sanık, tanık, müşteki hiç bir ad hakkında geçmeyecek dediler. İddianame açıklandığında benim gerçekten adım yoktu. Savcılıkta iddianame yazılırken bana haber geldi. Yani bu ne demek, nelerin yapılacağı önceden belli.

Oda TV baskını olmadan önce Soner Yalçın’ın bilgisayarına bu dataların yüklenişi 5 Şubat 2011. 5 Şubat 2011’de benim kardeşim öldü. Bu yüklemeyi yapan insanlar İstanbul’da yüklemeyi yaptılar. Bu hayatın akışına aykırı bir şey cenazesi olan kişi mailleri bilgisayara nasıl yüklensin.

Ergenekon davası Tuncay Güney’in ifadesine dayanır

2001′ Tuncay Güney’in ifadesine dayandırılarak bana getirilen Ergenekon şemasının başında Çetin Doğan var. Çetin Doğan o sıralar Ege Ordu Komutanı, alttakilerin tamamı General bir tane dahi Albay yok. Dedim ki bu neye dayanıyor, Tuncay Güney’in ifadesine dayanıyor dediler. Baktım ifadede şemada olan bir kişinin ismi yok, bu dosyayı araştırın bana getirin dedim. Daha sonra ses seda yok. Başkaları tarafından bu şema çizildi diye düşünüyorum. Daha sonra kendi araştırmamda Tuncay Güney hakkında bazı özel hayatı ile ilgili bilgiere ulaştım. Tuncay Güney’e şantaj olduğu belli. Zaten Ergenekon davası Tuncay Güney’in ifadesine dayanır, esas delil o.

Başbakanın odasındaki böcek nasıl bulunur

10 Nisan 2013 günü TBMM’ye böcek komisyonuna beni çağırdılar. Böcek koyacak adam bu görevi yapan kamu görevlilerinden kormuyor ki. Bana 8 gün süre verin bunları ortaya çıkartayım dedim. Ergenekon, Balyoz, Oda TV davalarıda aynı örgütün kumpası dedim. O zaman üzeri örtülmeye çalışılan olayları şimdi çözmeye çalışıyorlar. Bana sen bunu nasıl aydınlatırsın diye soruyorlar, çok kolay. Kamu görevi için temin edinen kadın var, o kadı ya 50 liraya ya da 100 liraya temin edilmiştir. Alsın gözaltına o kadını, sorsunlar kim telefon açtı, kim parasını verdi o kadına sorsunlar, bunun arkası gelir. Nerde temizlik yapıldı, o kadın bunları söyler, o kadın bunların hepsinden erkektir. Bu çok zor bir şey değil ama insanlar gölgesinden korkarsa, TBMM bu işi yapan adamlara arkanızdayım derse bu iş olur, bu iş böyle çözülür.

Comments 1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in