Yada Taşı Efsanesi


Taş temsilidir
Taş temsilidir
Taş temsilidir
Taş temsilidir

Çok eski zamanlardan kalan bir yaygın inanca göre Türklerin atalarına göklerden gelen sihirli bir taş hediye edilmiştir. Hediye edilen bu taş her dönemde Türk şamanlarının ve büyük Türk komutanlarının elinde bulunmuştur. Yine bir inanışa göre günümüzde bu taşın bazı şamanların elinde olduğu iddia edilmektedir.

Çin tarihinde yada taşından söz edilmektedir

Anlatıların sadece bir inanç ya da söylenti olmadığı eski Çin tarihi kayıtlarında da teyit edilmektedir. Eski Türklerin elinde bulunan yada taşı’na dair bir çok kayıt bulunmaktadır. Çin kaynakları tarafından tutulan bu kayıtlarda Türklerin bu taş vasıtası ile istedikleri zaman yağmur ya da kar yağdırdıklarını uzun uzun anlatmaktadır. Atalarımızın istedikleri zaman rüzgar estirdikleri hatta fırtına çıkardıkları ilk tarihi belgelerde şunlar yazmaktadır. 449 yılında meydana gelen bir savaş anlatılmıştır ve savaş sırasında yaşanan şu şekilde anlatılmıştır; “Türklerin ataları Hunların idaresinde bulunan yüce han ahalisinde öyle kahinler vardır ki saldırılara karşı durduklarında çok şiddetli yağmur yağdırdılar, fırtına çıkardılar. Ve düşman sellerde boğuldu”.

Türklerin elinde bulundurduğu yada taşından sadece Çin kaynakları bahsedilmektedir. İslami kaynaklarda da bahsedilen bu taşa Ecr Ül Matar ya da Seng-i Cede olarak adlandırılmıştır. İslam kaynaklarına bakıldığında eski Türklerin elinde bulundurdukları bu taş ile müslümanların bu taş ile yakından ilgilendiği görülmektedir.

İslam tarihçilerinden Fakih’in kayıtlarında Halife’nin bu taş ile araştırma yapmak için adamlarını vazifelelendirdiği anlaşılmaktadır. Yapılan araştırma sonucu söz konusu haberlerin doğru olduğu fakat olayın nasıl meydana geldiği anlaşılamamaktadır.

Destanlarda taş ile ilgili hikayeler vardır

Fakih’in kayıtlarında Horosan Emiri İsmail ve Ahmet’in Ebu Abbas’ anlattıkları da yer verilmiştir. Peki bu anlatılanlar nelerdir; 20 bin kişi ile Türklere karşı savaşa gittim karşımızda baştan aşağı silahlı 60 bin Türk vardı, savaştan önce bunlardan bazıları bizim tarafımıza geçti, Türklerin iri dolu yağdıracaklarını söylediler. Bizde onlara sizin kalbinizden küfür gitmemiştir, böyle işleri insan yapamaz dedik. Fakat onlar bize ısrar ettiler, onların tayin ettikleri vakit yağmur yağacaktır, bu tayin edilen vakit yarın sabahtır ama siz bunu daha iyi bilirsiniz dediler. Sabah oldu ve korkunç bulutlar bizim üzerimize kapladı herkes korktu herkes kaçıştı.

Türk mitolojisini oluşturan efsaneler de bu taştan bahsedilmiştir, hatta bu taşın nasıl kullanıldığına dair kısmen açıklamalarda bulunmaktadır. Ergökçe destanında yada taşı ile ilgili anlatılar bulunmaktadır. Abudlkadi İnan eski bir lugatta yada taşı hakkında şöyle bir açıklama olduğunu yazar; öyle bir şeydir ki ona kurban kanı sürülmekle yağmur yağar.

Yada taşına Farsça şiir yazılmıştır

Yada taşı ile ilgili yazılanları yan yana getirildiğinde ortaya şöyle bir kullanım metodu çıkmaktadır; Taşın su içine konulduğu ya da su üzerine bırakıldığı ya da bir birine sürüldüğü, sağa sola sallanarak kullanıldığı ortaya çıkmaktadır. Bu konuda günümüze kadar uzanmış olan Farsça şiir bulunmaktadır, bu şiir yada taşı kullanılması ile bilgiler vermektir. Şiir şöyledir; Şekilli bir taştır ki her ne zaman ona dua edilse göğü yarar ve çokça bulut ve yağmur getirir, bu şiş Türkler arasında yaygındır. Bu şiirde anlatılmak istenen düşünce enerjisinin taşı yönlendirme arasında çok sıkı bağ olduğu anlaşılmaktadır. Yada taşı aynı zamanda düşünceler ile yönlendirilen bir taştır.

Osmanlılar yada taşından haberdardı

Yada taşının en son hangi tarihte kullanıldığı tam olarak bilinmemektedir ama bu taştan Osmanlıların da haberdar oldukları yine tarihi belgelerden anlamaktayız.

Osmanlı kaynaklarında şu şekilde tarif edilmektedir; Yada taşları farklı renklere sahiptir, genellikle siyaha çalan toprak renginde olup üzerlerinde kırmızı noktalar bulunmaktadır. Büyüklükleri ise kuş yumurtası kadardır. Gökyüzünde hiç bulut olmamasına rağmen yada taşına yapılan işlemlerin ardından iki saat sonra bereketli yağmurlar yağar, ne kadar yağmura ihtiyaç duyuluyor ise o kadar yağmur yağdırılmaktadır.

Comments 1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in