Uzaylıların İnşa Ettiği Düşünülen 5 Yapı


Bugün ki konumuz uzaylıların inşa ettiği düşünülen 5 yapı. Gelin hep birlikte uzaylıların inşaat yeteneklerine bakalım.

Mısır Piramitleri

Kahire’nin hemen dışında Giza’da yükselen bu 4500 yıllık yapılar eski kraliçe ve firavunların gömüldüğü anıtsal yapılardır. Peki Mısırlılar bu piramitleri nasıl inşa ettiler?

Çünkü durumun vahameti şu bu yapılar her biri en az iki ton ağırlığında milyonlarca kesme taştan yapılır. Günümüz teknolojisinde bile bu tarz bir yapının inşa edilmesi oldukça zor. Astronomik konfigürasyonu olan bu piramitlerin Orion’un kemerindeki yıldızlarla aynı hizaya getirildiği söylenir. Peki ya bunca ince hesap? Bilim insanları piramitler şöyle yapılmıştır gibi net bir açıklama yapamıyorlar. Ama dönemin kölelik vb ortamlarından kaynaklı yüzbinlerce insanın da ölümüne bu yapılarda çalıştığı iddia ediliyor.

Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya böldüğünü ve piramidin dünyanın ağırlık merkezinin tam ortasında bulunduğunu, Yüksekliğinin (164 mt) bir milyarla çarpımının güneşle dünyamız arasındaki uzaklığını verdiğini, Taban alanının, yüksekliğinin iki katına bölünmesinin pi sayısını verdiğini, Piramitlerin içerisinde “ultrasound”, radar,sonar gibi cihazların çalışmadığını, Kirletilmiş suyun bir kaç gün piramidin içinde bırakıldığında arıtılmış olarak bulunduğunu da ekleyeyim.

Peki ya sizce bu yapıyı uzaylılar mı inşa etti? Şöyle bir örnek vereyim size: ” Keops piramidi ” nin 12 ton ağırlığında iki buçuk milyon bloktan oluştuğunu, günde on blok yerleştirilmesi halinde yapımının 664 yıl süreceğini biliyor muydunuz? 🙂

 

Stonehenge

50 ton ağırlığa sahip devasa bir taş çemberi, Salisbury’nin dışındaki İngiliz kırsalında bulunmaktadır. Stonehenge olarak bilinen Neolitik anıt, İsviçreli yazar Erich von Däniken’e, bir uzaylı iniş platformu olarak da işlev gören güneş sistemi modelini önermek üzere ilham verdi. Acaba bu masif taşlar evlerinden yüzbinlerce uzağa gelip görevi son bulmuş bir taş ocağı mıydı?

Bu yapı yapılan testler sonucunda anlaşılıyor ki 4500 sene önce inşa edilmiş. Çok kalabalık bir grup tarafından da o dönemde gerçekleştirilen ayinlere ev sahipliği yaptığı yönünde bir görüş var. Yapımında kullanılan taşlar 2 ton ila 45 ton arasında değişiyor. Dış cephede kullanılan taşların bir benzeri de 30 kilometre ötede bulunuyor. Yani bunlar en az 30 km taşınmış. Ortada bulunan mavi taşlar ise bölgeye 400 km uzaktan geliyor. Peki bu taşları kim getirdi?

İlgili>>  Zamanda Yolculuk Mümkün Olacak mı?

 

Teotıhuacan

Günümüzde Kolomb’dan önce Kuzey Amerika’nın en büyük şehri olarak tanımlanıyor. Yani Meksika geçtiği için kuşkusuz Aztek’ler tarafından yapıldığı biliniyor. Anlamı ise Tanrıların Şehri demek. Yaklaşık 2000 sene önce inşa edildiği de biliniyor. Karmaşık yapısı ve astronomik anlamları nedeniyle direkt olarak uzaylılar yaptı gibi duruyor. Çünkü şöyle bir gizem var bu şehirde yaşayan insanlar ansınız burayı terk ediyorlar. Bu yapıda tıpkı piramitlerde olduğu gibi Orion takımyıldızının yeryüzündeki işaretini temsil ediyor.

 

İnka Kalesi Harabesi: Sacsayhuaman

Peru’nun Cusco şehirinin hemen yakın çevresinde bulunan İnka kalesi harabeleridir. Şehir merkezinin yaklaşık 3 km dışındadır. Bu tesisle ilgili en ünlü teori, kalenin şehre en tehlikeli girişi korumasıdır. Bazıları bu yapının yap-boz gibi kesilmiş ve yığılmış muazzam taşlardan oluştuğunu iddia ederken bazıları da yıldızlararası dostlarımızdan yardım alındığını iddia ediyor. Çünkü yapının inşasında kullanılan kayalar öyle bir iç içe yerleştirilmiş ki günümüzde bile aralarına bir parça kağıt bile sıkıştırmak imkansız. Hatta yapımında 30.000 işçinin gece gündüz çalıştığı da iddialar arasında var. Söylediğim gibi taş blokların birbirlerine eklenmesinde hiçbir katkı maddesi kullanılmamıştır ve yapının içinde günümüzde bile oraya taşınması imkansız gözüyle bakılan yekpare halinde 20.000 ton’luk bir kaya barındırır.

 

Nazca Çizgileri

Güney Peru’daki Nazca Çölü’nde bazı canlı biçimlerini ya da çeşitli geometrik biçimleri betimler tarzda yere çizilmiş, bazıları kilometrelerce uzunlukta olan çizgilere verilen genel addır.

Çizgilerin çizildiği ya da kazındığı zemin, demiroksitin gri rengini kazandırdığı çakıllarla kaplıdır. Düz çizgi, üçgen, sarmal, kuş, maymun, köpek, örümcek, çiçek vb biçimler çok büyük olduğu için yerden bakıldığında anlaşılmaz, ancak çok yüksekten bakıldığında görülebilir. İlk Nazca çizgisi 1926’da keşfedilmiştir. Bunları kimin, ne zaman çizdiği bilinmemekle birlikte, 12. yüzyıldaki İnka uygarlığından eski oldukları kesindir. Ne amaçla yapıldıkları hakkında kesin bir veri elde edilememiştir. Bölgenin aşırı kurak iklimi, bu çizgilerin bugüne değin bozulmadan kalmasında yardımcı olmuştur. Nazca çizgilerinin yüksekten bakılmaksızın muntazam bir şekilde çizilmeleri, kimilerine göre, olanaksızdır.

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oturum Aç

reset

Geri
Oturum Aç