Süleyman Şah kimdir?


 

Süleyman Şah (1178 – 1227, Fırat) Ertuğrul Gazi‘nin babası, Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi’nin dedesidir. Oğuzların kayı boyundandır. Sefere giderken Fırat nehrinde boğuldu. Ölümünden sonra Caber Kalesi’nin dibindeki bir kümbete gömüldü.

Cengiz Han’ın Orta Asya istilasının ardından, 13.yüzyılda Türkistan’dan batıya göç etmeye karar vermiştir. Göç edenler, Erzincan, Ahlat, Diyarbakır, Mardin ve Urfa’ya yerleşmişlerdir. Kendisinden sonra yerini oğlu Ertuğrul Gazi, ardından da Osman Gazi almıştır. Süleyman Şah’tan Osman Gazi’ye geçen dönem, bir topluluğun aşiretten, beyliğe yükselişinin adıdır. Süleyman Şah döneminde aşiret olan topluluk uzun yıllar sonra Dünya’ya hükmeden bir imparatorluk halini almıştır.

Günümüzde mezarının taşınmasıyla birçok habere konu olan Süleyman Şah, Osmanlı Devleti’nin atası olarak kabul edilebilir. 12. yüzyıl ve 13. yüzyıl civarlarında hayatını sürdüren önemli şahsiyetlerden birisidir. Suriye toprakları içerisinde türbesinin, Suriye sınırları içinde yaşanan iç savaş nedeniyle ve çeşitli nedenlerle mezarın taşınması gündeme gelmiştir. Taşınmadan önceki mezarının önemli bir manası olmasından uzun yıllar Türk askerleri tarafından korunurken bir anda böyle sorunlar yaşanması büyük talihsizliktir.

Süleyman Şah, Caber’e giderken; yolda Fırat Nehri’nde boğulmuştur. Ölümünün ardından naaşı Caber Kalesi’nin Fırat Nehri hizasındaki bölgeye defnedilmiştir. Mezarının taşınmadan önce bulunduğu yerin önemi bu sebeptendir. Bölgede mezarın bulunduğu noktaya Süleyman Şah Saygı Karakolu adı verilmiştir. Uzun yıllar bu bölgede bulunan türbesinin yanında Türk askerleri nöbet tutmuştur. 21 Şubat 2015 tarihinde ise ülkemiz tarafından Suriye’de iç huzursuzluklar sebep gösterilerek, yapılan operasyonla geçici süreliğine, Türk sınırına 180 metre mesafede olan Eşme köyüne nakledilmiştir.

Aşıkpaşazade kendi kitabına Süleyman Şah ile ilgili şunları yazmış:

Geldikleri yola gitmediler, vilayet-i Haleb’e geldiler. Caber Kalesi’nin önüne vardılar, Fırat ırmağı önlerine geldi, geçmek istediler. Süleyman Şah Gazi’ye biz bu soyu nasıl geçelim dediler, Süleyman Şah atını suya depti. Ön yar imiş at sürçtü, Süleyman Şah suya düştü, Caber kalesine defnedildi, kader mükaddermiş şimdi hinde ona mezar-ı türk derler.

süleyman şah

Süleyman Şah’ın kabri 1939 a kadar Caber Kalesinde iken 1975’te Karakozak şehrine naklediliyor. Cenaze daha sonra Şanlıurfa sınırının karşısına naklediliyor.

İlgili>>  Süleyman Şah Türbesinde neler oluyor

Mezarın bulunduğu böle 1. Dünya savaşından sonra Suriye, Osmanlı devletinden ayrılınca, şu anki bölgeye nakil işlemi gerçekleşiyor. Türkiye ile Fransa’nın yaptığı Ankara anlaşmaya göre, kale ve türbe Türkiye’nin toprakları sayılıyor. 1938 de ise yanına karakol yapılıyor, o topraklarda sürekli asker koruması altına alınıyor.

1973 yılında Suriye hükümeti, Esed barajı altında kalacağını bildirdi Türkiye’ye bu yüzden türbe Halep iline bağlı Karakozak köyündeki yeni yerine taşındı, 10.096 metre karelik bir alan sahip.

20 Ekim 1920 Ankara anlaşması (9. Madde)

Osmanlı sülalesinin kurucusu Sultan Osman’ın dedesi Süleyman Şah‘ın türbesi Türkiye’nin malı koyacak ve Türk bayrağı çekecektir.

 


ünal demirarslanSüleyman Şah’ın türbesini 41 yıl önce yapan mimar Profesör Ünal Demirarslan anlatımıyla Süleyman Şah’ın öyküsü.

Kars, Edirne neyse orası bizim toprağımız, vatanımızın bir parçası bayrağımız var askerimiz var. 41 yıl önce Suriye’liler baraj inşa ettiği için baraj suları altında kalacak demişler biraz daha güney tarafındaydı. Türbenin taşınmasını istediler. Türbenin yapılması görevinin bana verilmesi benim en çok duygulandığım ve gurur duyduğum zamandır.

Hem Ankara anlaşması ile hem Lozan anlaşması ile hem Fransızlar ile yapılan anlaşma ile bize verilmiş bir toprak parçası. Daha Türkiye’ye yakın barajdan etkilenmeyecek bir konumda bize bir arazi tahsis ettiler. Kısa sürede türbe yaptık ve 1973 yılında naklettik.

O zaman Suriye barajı kapatınca bizde kebanı kapattık ve Fırat nehri kurudu. Türbe’de karakolumuz var. İlk zamanda 11 kişi birde komutan olarak inşa ettik sonradan büyütülmüş ve asker sayısı artırılmış. Orada Süleyman Şah ve iki askerin bulunduğu naaşı var.

İki ayrı bina var baraja bakan tarafa türbe konuldu diğer taraf ise karakol yapmıştık. Türbe ayrı karakol ayrı mekandır. Türbenin arazisi 10 dönümdür. Mümkün olduğu zaman dışa kapalı yapıldı, nöbet mahalli dahil dışa kapalı yapıldı. Dışarıda sadece servis ayrımları vardır.

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oturum Aç

reset

Geri
Oturum Aç