Sedef Hastalığı Nedir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?


 

Ayşe APAYDINDermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşe APAYDIN, sedef hastalığı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

Sedef bizim en önemli hastalıklarımızdan birisidir. Sedefi henüz tam bilinmeyen stresin tetiklediği genetik faktörün olduğu söyleniyor ama ıspatlanamadı. Her yaşta görülen, her mevsimde görülebilir.

Ağrı, kaşıntı yapmayan fakat hastayı çok huzursuz eden bir deri döküntüsüdür. Hasta görünümünden dolayı denize giremiyor veya evlenecekse çekiniyor. Çok problem yapıyor hastalarda bunu görüntü olarak. Bazen çok şiddetli formlarında romatizma ve iç hastalıkları da görülebiliyor beraberinde tedavisi hastaya göredir.

Sedef hastalığın da bazı hastada lokal tedavi uygularken, bazı hastalarda tablet ağızdan çeşitli tabletler veriyoruz. Bazı tavsiyelerimiz oluyor hastaya, cildi nemlendirmeleri. Yaz mevsiminde bol bol deniz ve güneşten faydalanmaları sedefe çok iyi geliyor. Sedef hastalığını güneş ışığı tedavi ederken bazı hastaları da ters tepki veriyor.

Uğraştırıcı bir hastalık ama çok korkunç hastalık değildir, hastaların psikolojisini bozuyor. Ağrısı ve kaşıntısı olmayan bir döküntüdür.

Sedef hastalığının tetikleyici sebepler:

  • Ani şoklar,
  • sıkıntı,
  • gerginlik,
  • sevgi eksikliği,
  • anne – çocuk ilişkisi bozuklukları önemli tetikleyici faktörler olup; hastalığı başlatabilir veya alevlendirebilir.
  • Diş çürüğü,
  • bademcik iltihabı,
  • idrar yolları iltihabı gibi mikrobik odaklar ve sürtme,
  • çarpma,
  • kaşıma gibi zedelemeler de tetikleyici etki yapabilir.
  • Bunların dışında bilinen ciddi bir tetikleyici yoktur. Hastalığın karaciğer veya başka bir organla ilgisi olmadığı gibi, yenilen yiyeceklerle de hiçbir ilgisi yoktur, fakat çok canı çekip de yenilemeyen yiyeceklerin etkili olma olasılığı daha fazladır.
  • Sedef hastalığının tedavisinde, hastalığın nedeni bilinmediği ve neden yönelik tedavi yapılmadığı için köklü çözüm getirip hastalığı ortadan kaldıracak bir yöntem ve olanak yoktur. Fakat var olan belirtiler tedavi edilir ve yenilerin çıkmasını önlemek için gereken önlemler yeterince alınırsa, uzun süre belirtisiz kalınan dönemler sağlanabilir. Tedavide amaç en az yan etki ile olabilecek en iyi iyileşmeleri elde etmek ve iyilik halini uzun süre sürdürebilmektir. Hastalığın , her hastaya uyabilen tedavi şekilleri yoktur. Hekim, her hasta için uygun olan tedaviyi ayrı ayrı belirleyecektir. Önemli olan hastayla hekimin karşılıklı güven ve uyumlarıdır.
  • Hastanın her şeyden önce iyileşmeyi istemesi ve tedaviye uyum göstermesi gerekir. Tedaviler hakkındaki tereddütlerini de hekimine danışmalı, kulaktan dolma bilgi veya komşu önerileriyle yorum yapmamalı ve tedaviyi bırakmamalıdır. Var olan belirtileri tedavi etmek için yan etkileri daha az olan, yerel uygulanan (deriye dıştan sürülen) ilaçlardan başlanılır. Bu uygulamalarda önce kepek dökücü ilaçlarla yüzey temizlenir ve diğer ilaçların etkinliği arttırılır. Değişik 4 – 5 çeşit yerel uygulama vardır ve genellikle 20 -30 gün içerisinde güzel sonuçlar alınır.
  • Belirtilerin çok yaygın olduğu durumlarda ultraviyole ışını ile özel tedaviler uygulanır (UVB, PUVA, vb.). Bu tedavilerde de bir aydan sonra sonuç görülmeye başlanır ve ülkemizde en az 15 yıldır uygulanmaktadır. Doğal gün ışığı da değişik şekillerde yararlı olmaktadır. Çok inatçı ve ağır tiplerinde yan etkiler göze alınarak çok iyi bir takiple ağız yolu veya iğne şeklinde tedaviler devreye sokulur.
  • Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın tetikleyici etkenler de aradan çıkartılmaya çalışılır. Tedavinin başlangıcından itibaren hastanın bir psikiyatrist denetimine alınması, sonucu çok etkiler ve tekrarları azaltır. Banyolardan sonra sürekli nemlendiriciler kullanılıp, derinin kuruma, kaşıntı ve zedelenmesi, dolayısıyla yinelemeler önlenmeye çalışılır. Sedef hastalığı sık tekrarlama eğiliminde olduğu için, hastaların da arayışları çok olacaktır. Tıp dışı tedaviler, kutsal ve şifalı sayılan yerler bu seçenekler arasındadır.
  • Sedef hastalığı, psikolojik kökeni nedeniyle telkine çok yatkın bir hastalıktır ve hasta yapılan işleme inanmasına paralel olarak bu tür işlemlerden etkilenebilir. Bu yönüyle hastaların sömürülmesine de çok yatkındır. Belli bölgelerde sedef tedavisi konusunda ünlü yerler ve buralara sedef turizmi de vardır. İsrail’de Lut Gölü, ülkemizde Kangal Balıklı kaplıcası bu tip alanlardandır. Bu gibi alanların hiçbir tedavi edici özellikleri yoktur.
  • Buradaki etkilenmeler önemli ölçüde psikolojiktir. Kişiler, şöhretini duydukları bir yere etkilenmeye hazır giderler, burada ortamlarından ve stresten uzak kalırlar, ayrıca aynı soruna sahip kişilerle oluşan dertleşme ortamı da doğal bir grup tedavisi oluşturacaktır. Güneş ışığı ve mineralli sular ise hemen hemen her yerde aynıdır. Hele hele içinde ne olduğu bilinmeyen halk işi tedavilere hiç yönelinmemeli; çözüm bir deri hastalıkları uzmanında aranmalıdır.

 

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in