Recep Yazıcıoğlu’nun Sözleri


 

  • Bu iş devletin işi. Biz hizmet makamıyız, naz makamı değiliz.

 

  • Bizim giyim ve kuşamımızdan başka neyimiz Avrupalı’ya benziyor ki, bizi aralarına alsınlar. Biz önce demokrasiyi çözelim. Açıkça fikirlerimizi ortaya koyabilelim. Avrupalı bizi ortak pazara değil, ortak mezara bile almaz.

 

  • Halkımız sistemi hiç tartışmıyor. Yüksek sesle haykırmak, anarşi kabul ediliyor. Sevgili milletimiz eli sopalı biri gelsin de bizi hizaya, istikamete soksun diyor. Ben öldüğüm zaman mezar taşına “Hür, demokrat, adam gibi bir ülkede yaşayamadan, doymadan gitti” diye yazacağım.

 

  • Gidemediğimiz yer bizim değildi.

 

  • Öğrenciyi yok edersen, sistemi eleştirenleri yok edersen soygun ve vurgun devam eder.

 

  • Günümüzde bürokratlarla politikacı çatışır, bürokrat davayı kaybeder. Bürokrat ile politikacı uzlaşır, bu kez bürokrat itibarını yitirir. Bürokrat bakıyor ki, çarpışsa koltuk, uzlaşsa itibar gidecek. Sonunda “Görme, karışma bulaşma, geriye çekil” gibi eylemsiz bölümü tercih ediyor.

 

  • Türkiye’de politikacı eşkıyalık yapmak zorunda kalıyor. Bu da sistemden kaynaklanıyor. Bakıyorsunuz bir il veya ilçe başkanı bir odacının tayini ile uğraşıyor. Bu nasıl iştir.

 

  • Kendi çıkarlarını korumak isteyenler önce “sistem elden gidiyor, rejim tehlikede” derler.

 

  • Bizim yetişme tarzımızda, eğitim sistemimizde yasakçı bir anlayışı var. Tartışma, sorgulama, araştırma ve eleştiri yok. Ezilmiş, bozulma, yasaklanmış, kalıplara sokulmuş, siyah beyaz dediğimiz mutlak doğrularla yatıp kalkan bir kültür, eğitim sistemimiz var. Biz halk olarak mutlak doğrulara teslim olmuşuz. Halbuki ne sosyal alanda, ne teknik alanda mutlak doğru yoktur.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in