Pablo Escobar Kimdir?


Pablo Emilio Escobar Gaviria çiftçi bir baba ve öğretmen bir annenin çocuğu olarak 1 Aralık’ta Colombiya Rionegro’da doğdu.

Mezar taşları çalıp suç hayatına başlayan Escobar, otomobil hırsızlığı ve şantaj işleri ile kariyer yaptı. 70’li yıllarda ise otomobil kaçakçılığı yaparken yolu uyuşturucu ile kesişti. Escobar hep büyük düşündü, uyuşturucu pazarını Kolombiya’da değil tüm dünyada kurmaya karar verdi. Bunun için öncelikle Maima kokaini bulacak ve 3 yılda tüm uyuşturucu piyasasını elde tutacaktı.

1975 yılına gelindiğinde, Pablo, Medellin Bölgesi’nin en büyük uyuşturucu baronu olan Fabio Restrepo’yu öldürerek gücü tamamen ele aldı. Ve durumu “Bazen tanrı oluyorum; Eğer bir adamın öleceğini söylüyorsam, adam aynı gün ölüyor…” sözleriyle özetledi. Bu dönemde 15 yaşındaki Maria Victoria ile evlendi. Juan Pablo ve Manuela adında iki çocuk sahibi oldu. Aynı yıl ABD bu yükselişe kayıtsız kalamadı ve harekete geçti. Yıllar sonra ortaya atılan teorilere göre belki de Escobar ABD’li olsaydı bu durum çok daha farklı olabilirdi. Çünkü söylenenlere göre ABD’nin rahatsız olduğu uyuşturucu değil pazarın başında bir Kolombiyalının bulunmasıydı.

ABD uyuşturucu ile mücadele etmek istiyordu ve suçluların iadesini başlattı. Buna göre Escobar ve diğer uyuşturucu baronları ABD’ye iade edilmeliydi. Bu Escobar için büyük bir savaş demekti. ABD’deki bir hücreden ise Kolombiya’daki bir hücreyi tercih ederim diye Escobar’ın hapse girmeye niyeti yoktu. Akıldışı bir yöntem kullandı ve Kolombiya Liberal Partisinden seçimlere katıldı, halk tarafından sevilen Escobar, konut yaptırdı, fakirlere ev yaptırdı, sağlık harcamalarını karşıladı. Evinin bahçesini dev hayvanat bahçesini halka açtı, metro hattını finanse etti, spor alanları yaptı. Ve böylece halkın desteği ile 1983 döneminde meclise girdi. Ama ayni partiden olduğu bakan, Escobar’ın hapishanede çekildiği bir görüntüyü bularak onun meclisin itibarını sarstığını öne sürdü. Böylelikle henüz parlementer olmuş Escobar, meclisten uzaklaştırıldı.

Ne var ki ABD’deki uyuşturucu trafiğinin yüzde 80’inini elinde tutan El Patron bunun intikamını çok sert alacaktı. Gardı düşen Escobar, önce kendini ifşa eden bakanı arabasında öldürdü. Sonrasında ise suçlu iadesini seçim vaadi olarak belirleyen başkan adayını öldürttü. Fakat Escobar için tüm bunlar yetersizdi. Üzerindeki tüm suçlamalardan bir daha karşılaşmamak üzere kurtulması gerekiyordu. Daha büyük bir eyleme girişti 6 kasım 1985’te 35 M19 savaşçısı Escobar’ın emri ile adalet sarayının bodrum katından içeri girdi ve karşısına çıkan herkesi yok etti. Sivil giysileri ile binaya giren bir diğer ekip ise 44’ü yargıç 300 kişiyi esir aldı. Başta yargıçlar olmak üzere rehinelerin bir çoğu öldürüldü. 7 Kasım günü ise ordu adalet sarayına giriş yaptı fakat Escobar’ın suçlarının hepsi yok edilmişti. Yakalan M19 üyeleri olayların Escobar ile ilgili olmadığı söyledi. Bu süreçte Escobar başta ABD olmak üzere tüm dünyaya kokain satmaya devam etti.

Forbes Dergisi 1989 yılında Escobar’ı dünyanın en zengin 7. adamı olarak gösterdi. Devlete beni iade etmeyin ülkenin 10 milyon dolarlık dış borucunu ödeyim dedi ve red edildi. Bunun üzerine hırçınlaştı. 27 Kasım’da bir kıyıma daha imza attı. Suçlu iadesine destek veren başkan adayını öldürmek için uçağı bombalattı 107 kişi öldü fakat amacına ulaşmadı. Çünkü başkan adayı o uçağa binmemişti. bu olay sonrası, halkın büyük bir kesiminin gözünde teröriste dönüştü. Suçlu iade anlaşmasını iptal ettirmeyi bir türlü sağlayamayan uyuşturucu baronu son olarak ülkenin en varlıklı ailelerinin çocuklarını kaçırarak devlete ve ailelerine şantaj yaptı. Bu hamlesi ile başarılı oldu ve kendi koşullarını masaya koydu. Kendi parası ile Kolombiya’ya bir hapishane yaptıracak ve hayatını burada sürdürecekti. Hapishane olarak kabul edilen bu yapıda yaşayan Escobar, söylenenlere göre dışarıdaki hayatından daha özgürdü. Öyle ki; Kolombiya milli takımı dünya kupası öncesi onu ziyaret etmiş ve futbol tutkunu olan Escobar ile maç yaptı. Yıllar sonra bu olay ortaya çıkan açıklama ise Escobar’ın gücünü gösterir nitelikteydi. “Eğer Escobar sizi bir yemeğe davet ederse gidersiniz.”

1992 yılında Escobar’ın vahşeti tekrar duyulmaya başladı. Kendisine ihanet ettiğini düşündüğü çalışanlarını hapishane getiren Escobar , onları çeşitli işkenceler ile öldürdü. bu olanlar Kolombiya için son damla idi. Hükümet başka bir haspishaneye nakledilmesine karar verdi. Bu kararı duyan Escobar, hapishaneden kaçtı ve gizlenmeye başladı. Halk arasında gizlendi polisi ve halkı “para mı? kurşun mu?” diyerek ikna etti.

  • Bütün imparatorluklar kan ve ateş ile yaratılmıştır.

Firar döneminde ailesinden ayrı kalmaya dayanamadı dağ evinde sevdikleri ile saklandı. Üşüyen kızını ısıtma için 2 milyon dolar yaktı.

1980’lerde günde 60 milyon dolar kazanan ve hala toprağın altında paraları bulunan Escobar toplam 100 milyon dolara sahip oldu.

İnerpol ve FBI tarafından arandığı süreçte Beyaz Saray önünde hatıra fotoğrafı çektiren, bununla yetinmeyip FBI’nın müzesinde gezintiye çıkan Escobar dünya tarihine adını kazıdı.

2 Aralık 1993 yılında Escobar oğlu ile konuşurken yeri tespit edilmişti. Kolombiya ve ABD’nin ortak operasyonu sonucu yaralı olarak ele geçirildi. Kafasına sıkılan bir kurşunla öldürüldü. Uyuşturucu ticaretinin yüzde 80’nini yürüten Escobar’ın ölüp ölmediği, çekilen son fotoğrafının da neden montajlandığı ise akıllarda soru işareti olarak kaldı. İşlediği cinayetler ve zehirlediği onca kişiye rağmen, tabutunu 25 bin kişi mezara taşıdı.

 

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oturum Aç

reset

Geri
Oturum Aç