Öcalan aslında ne dedi


 

gülten kışanakDiyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak, Öcalan’ın nevruz mesajını değerlendirdi.

Diyabarkır nevruzu artık Türkiye de demokrası mücadelesinde artık bir mihenk taşı haline geldi. Sürecin ilerlemesi konusundan bir itici güç olanlar var bir de geriye çekmek isteyenler var, keşke herkes ileriye çekici olsa. Sonuçta bu süreç çok büyük aşamaya geldi, bu süreci ayakta tutmak, toplumsal kabulü sağlamak çok kolay olmadı.

İmralı’dan gelen mektupta bizim bildiğimiz bir değişme olmadı. Öcalan ile yaptıkları görüşmede kaleme aldığı bir metindi bunlar. Türkiye toplumu ile konuşup tartışmamız gereken mesele şu, problemin büyük kısmı silahlar değil. Dolmabahçe’de yapılan çağrı işin aslını oluşturdu. 10 madde yerine gelirse bu sorunu çözmek hiçte zor değil.

Öcalan biz silahları geride bırakabilir, demokratik değişimi yapabiliriz hatta tarihi bir gelişme yapabiliriz diyor. Yanı başımızda kızılca kıyamet koparken biz bu barış sürecini görmezden gelemeyiz. Zor dönemleri geride bıraktığımızı düşünüyorum. Başlangıçta diyalog için bile bir sürü yol arandı. Artık bu süreç rayına girdi. Öcalan bu konuda ön açıcı ve sorun çözücüyanını teslim etmek gerekir.

Öcalan mesajı ile hem Türk toplumuna hem de büyün Ortadoğu’ya çağrın yaptı çok daha büyük bir mesaj var. Türkiye’yi Ortadoğu’dan çıkarıp tartışamayız. Tüm bunları gören bir yerden siyaset yapmak daha doğru olur.

Parlemonto ve izleme kuruluna işaret edildi, iş bence çok kolay. Zorlaştırmak isteyen bir taraf var. Bu aşamaya gelmiş, diyalog ile barış aramaya başlamışız. Silahların devreden çıkabileceği çok net mesajlar verilmiş o zaman biz demokratikleşmeyi konuşmuyoruz. Çok net bir şekilde söylenmiş ve bunun toplumsal düzeye yayılması için söylenmiş demokratik ulus mesajı var. İlla etnik kimlik değil birbirimizi kabullenmiş bir durum isteniyor, birlikte yaşamanın gerektiğinin üzerinde duran bir çok mesaj varken korkularımızı aşmak gereklidir.

İşi zorlaştıran klişe laflar konuşmak, egemenlik paylaşıldığı zaman bölünecek gibi geliyor. Egemenlik herkesin katılımı olarka tanımlayabiliriz. Bir grubu dışlayarak kurulacak egemenliğin baskıya ihtiyacı vardır ve biz bunu istemiyoruz. Kimseyi kapının dışına koymadan egemen ve birlikte olabiliriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in