Lev Tolstoy Kimdir?


tolstoy

 

28 Ağustos 1828’de Moskova’nın güney tarafında, soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyan Savaşları’na katılmış emekli bir yarbay, annesiyse prensesti.

Kazan Lisesi’ni bitirdi. Hukuk Fakültesi’ne yazıldı (1846). Bir yıl sonra bıraktı. Dini inancı gevşekti. Teğmen olarak Kafkasya’ya gitti (1851 – 1852). Burada sağlığı bozuldu. Can sıkıntısını gidermek için, roman yazmaya karar verdi. Çocukluk Çağı başlıklı uzun öyküsü, bir dergide yayınlandı. Türk-Rus Silistre Savaşı’nda bulundu (1853). Kırım Savaşı’nda, Sivastopol’a gönderildi (1854). Burada gördüklerini, “Sivastopol Öyküleri“nde aktardı. Sivastopol Türklerin ve müttefiklerinin eline geçtikten sonra, Petrograd’a gitti (1855). Askerlikten çekilip Avrupa gezisine çıktı (1856). Paris’ten İsviçre’ye geçti. Sonra yine yurduna döndü. Dokuz ay için yeniden Avrupa yolunu tuttu. Sonya ile elendi Savaş ve Barış adlı büyük romanını, bu sırada yazdı.

Çocukları için bir alfabe hazırladı. Vefasız kadın Anne Karenina‘nın romanını kalem aldı. Tolstoyculuğun ilk temel taşı sayılan İtiraflar‘ı yazdı (1878).  Onuncu çocuğu doğdu. Kötülüğe Direnmemek başlıklı bildirgesini kaleme aldı. Efendi ve Uşak adlı romanını yazdı. Diriliş üzerinde çalışmaya koyuldu. Sanat Nedir? aslı incelmesi hazırladı. Hacı Murat‘ı yazdı ve ardından Kırıma dinlenmeye gitti. Doğumunun 80. yıl dönümünü bütün Rusya kutladı. Vasiyetnamesini hazırladı. Aile çevresinde bulunan yaşlı yazar, karısına haber vermeden, evden kaçtı. Trene binip güneye yöneldi. Yolda halsiz düştüğünde, Astopovo istasyonunda trenden indi. Gar şefi, ünlü yolcuyu evinde konuk etti. Koşup gelen karsını yanına almadı. Bir hafta sonra öldü.

Topluma yararı olmayan sanatın gereksizliğini öne sürerdi. Yapıtlarının birçoğu, Rus ve dünya yazının başyapıtları sayılmaktadır. Yazar, Rousseau gibi insanların ahlakını bozan sanat düşmandı.Daha büyük bir saflığa ulaşacağını sanarak ilk Hristiyanlığa yönelmeye çalıştı. İnsan yapısındaki derin içgüdüleri ancak bunun destekleyebileceğini öne sürdü.

Yaşamın ve ölümün anlamını ömrü boyunca arayan; yaşamının sonun doğru ölümün anlamını, yaşamın amacı içinde bulan; yaşamın amacını da tüm insanları sevmek, tüm insanlığı kardeş bilmek diye Tolstoyculuk denen kendine özgü felsefe yaratıp bunu yaymaya çalışan, büyük bir sanatçıydı.

Zorbalığa ve büyük mülkiyete cephe almakla birlikte, yaşamıyla düşüncesini bağdaştıramadı. Ancak, gerçekleri ele alışıyla çağın en büyük yazarlarından biridir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in