Kuyruklu yıldız nedir? Kuyruklu yıldız hakkında bilgi


 

Kuyruklu yıldızlar güneş sistemimizin var olmasından bu yana etrafımızdadırlar. Yıldız sözcüğünden dolayı bir çok insan tarafından yıldız sanılmaktadır ancak yıldız olmaktan çok uzaktırlar. Bu cisimler genelde başına buyruk hareket etmezler, belli bir yörüngeye sahiptirler. Bu yörünge güneşin etkisi ile oluşan elips veya parabol şeklindedir. Bu yüzden çoğu kuyruklu yıldızın geçiş zamanları ve hızları bilim insanları tarafından hesaplanabilmektedir. Belli bir düzen içerisine oturmuş olsalar da bir çoğu kazalara yol açmaktadır. Kuyruklu yıldızlar arasında en meşhuru Halley kuyruklu yıldızıdır. Yıllardır atıştırmalık olarak yediğimiz Halley çikolatalı bisküvilerinin amblemine bakmak kaç kişinin aklına geldi? En son 1986 yılında görülen Halley kuyruklu yıldızını romatizmalı yaşlı dedeler olarak 2061 yılında tekrar göreceğiz.

Kuyruklu yıldızın yapısı nasıldır?

Kuyruklu yıldızların her zaman belirli bir kuyruğu yoktur. Kuyruk güneşe yaklaştığı zaman ortaya çıkar. Güneşe yaklaşmadan kuyruklu yıldız görmemiz mümkün değildir. Biri parlak diğeri sönük olmaz üzere iki kuyruğu vardır.

En iç kısımlarında nüve ismi verilen bir çekirdek bulunur, bu çekirdek su buzu, donmuş gazlar, toz ve katı cisimlerden oluşur, bunu kirli bir kar topuna benzetebiliriz. Çekirdeğe benzeyen buzlu yapıya ise homa denir. Su buharı, karbondioksit ve diğer gazlardan oluşur. Tüm bu oluşumu çevreleyen gazlara etkisinden dolayı çok seyrek hidrojen bulutu vardır. Güneşin sıcaklığından dolayı çekirdekte eriyen donmuş gazlar 10 milyon km boyunca toz kuyruğu oluşturur. İşte bizim gördüğümüz kuyruk budur.

Güneş rüzgarlarının kuyruklu yıldızdaki gaz iyonlarına çarparak gitmesi sonucu oluşan iyon kuyruğuda vardır. Uzunluğu 100’lerce milyonu bulabilir. Bir kuyruklu yıldız görüldüğünden daha narindir genelde çok kırılgan yapıdadırlar. Süngere benzeyen delikli yapısı olanlar da vardır. Eğer kuyruklu yıldızın üzerinde olsaydık yüzeyini kürekle bile kazabilirdik. Ancak bu narin yapı sizi yanıltmasın saatte 30 bin km hızla dünyaya meyveli jelibon bile çarpsa bu çarpışma gezegenimiz için büyük bir felaket ile sonuçlanır.

Kuyruklu yıldız kazaları

1994 yılında jüpitere çarpan SL-9 yıldızı kuyruklu yıldızıdır, gezegenler ile diğer yıldızlar ile çarpışmaktadır. Büyük bir elektirk süpürgesi gibi diğer gök cisimleri kendi içerisine çekmektedir. Etrafta dolaşan jüpiter aslında bizim koruyucularımızdan biridir. Kuyruklu yıldızlar sürekli güneşe çarpmaktadır ancak bu çarpışmalar güneşi çokta fazla etkilemektedir.

Kuyruklu yıldız dünyaya düşerse ne olur

Kuyruklu yıldızın dünyaya düşmesi zayıfta olsa ihtimaller dahilindedir. Bu kaza düşünüldüğü gibi dünyayı yok etmeye yetmeyecektir ancak geri dönüşü olmayan bir dizi felaketlere neden olur ve insanlığın sonunu getirebilir.

Bir kuyruklu yıldızın dünyayı yok etmemesinin sebebi her ne kadar büyük görünse de kütlelerinin çok küçük olmasıdır. Daha şimdiden dünyaya yaklaşan gök cisimlerinin yönlerini hareketlerini ve çaplarını ölçmekteyiz. Bir kuyruklu yıldızın üzerine uydu indirebiliyoruz, kuyruklu yıldızlardan parça alınıp incelenmeye başlanmıştı.

2014 yılında bilim adamları çıtayı yükselterek saate 30 bin km hızla ilerleyen bir kuyruklu yıldıza uydu indirmeyi başardı. İleri ki yıllarda bunların çok daha fazlasını yapacak duruma geleceğiz. Şu anda kuyruklu yıldızlara karşı savunmasız olsakta gelecekte bu yıldızlara karşı koyacak teknolojiye sahip olabiliriz.

Kuyruklu yıldız dünyaya çarpsaydı ne olurdu?

Gökyüzüne baktığımızda havanın aydınlandığı görürüz. Çarpma esnasında gökyüzüne doğru kaya parçaları oluşur, sıcaklık yükselir ve bunun ardından volkanik patlamalar, depremle ve tsunamiler meydana gelmeye başlar. Sağ kalmayı başarırsak çok daha kötü şeyler olur, atmosferi bir toz bulutu kapatır ve güneşi göremeyen dünya zifiri karanlığa bürünür, bu karanlık yıllarca gelecek kışında habercisidir.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in