Kekemelik Nedir? Kekemelik Nasıl Tedavi Edilir?


 

ahmet konrotÜsküdar Üniversitesi Altunizade Polikliniği’nden Prof. Dr. Ahmet Konrot Kekemeliği anlattı.

Bireysel arası iletişim ve konuşma bozukluğu denildiğinde ilk akla gelen örneklerden bir tanesi kekemeliktir. Kekemelik 2 – 4 yaşları arasında ortaya çıkan bir konuşma bozukluğudur. Genellikle bu yaş grubunda 100 çocuktan 5’inde ortaya çıkmaktadır.

Kekemelik hastalık değil yanlış konuşma hastalığıdır. Türkiye’de yüzde 3 oranında kekemelik görülmektedir. Yüzde 80 erkeklerde, yüzde 20 bayanlarda görülür. 3-7 yaş arasında çocuklar yüzde 80 korkudan kaynaklanan yanlış konuşma alışkanlığıdır.

Yapılan araştırmalarda bu yaş grubunda ortaya çıkan kekemelikler ilk 6 ayda geçmesi beklenir eğer bu rahatsızlık geçmezse mutlaka uzman bir doktor tarafından değerlendirmesi ve tedaviye geçilmesi tavsiye ediyoruz. Kekemelik rahatsızlıklar ani travma olarak bilinse de yapılan araştırmalar neticesinde kekemeliğin nedenin psikolojik olmadığı anlaşılmıştır. Ancak kekemelikten etkilenen kişilerinde psikolojik açıdan etkinlendiği ortaya çıkmıştır.

Yapılan araştırmalara göre; kekemelik ile beyindeki faaliyetler arasında bir farklılaşmanın olduğun ortaya çıkarmışlardır. Kekemelik rahatsızlığı olan kişilerin, sol yarı küre yerine sağ yarı küreyi kullanmaya çalışmaktadır ve neden böyle olduğu hala bilinmemektedir. Bir başka sebep ise kalıtsal olarak bilinmektedir ancak bu her kekeme bireyin kalıtsal olacağı anlamına gelmez. Her yaş döneme yaklaşım farklı olmaktadır.

Erken yaş dönemi kekemelik tedavisi ile ilerleyen yaşlarda kekemelik tedavi yöntemi birbirinden farklıdır.

Kekemelik tedavi edilebilir mi

Kekemeliğin tedavisi ilaç ile mümkün değildir, terapide yüz 100 mümkündür.

Konuşma sorunu yaşayan kişiler şarkı ve türküde takılmazlar. Çünkü şarkı ve türkü melodiktir. Melodik olduğu için nefes alınmadığı için şarkı söylerler. Kekemelik tutukluk, hızlı konuşma, harf yutma gibi değişik türevleri vardır. Süreç itibari ile tedavisi terapi il mümkündür.

Hangi yaş olursa olsun kekemelik tedavi edilebilir, okuma yazma tedavi için önemli değildir, doğru nefes alındıktan sonra ve kişi konuşmadan önce dikkat mekanizmasını kullansın tedavi sonucunda akıcı ve düzenli konuşabilmektedir.

Kekemeliği oluşturan faktörler:

  • Yapısal bozukluklar,
  • Çevresel etmenler,
  • Psikolojik bozukluklar
  • Genler ile oluşabilir.

Kekemeliğin tam olarak nedeni bilinmemektedir. Kekemelik yaygın olarak, erken yaşlarda ortaya çıkar. 2-6 yaş arası sıklıkla görülürken, okul çağlarında ve nadiren yetişkinlerde görülür.

Konuşma bozukluğu neden olduğu ile ilgili bir değerlendirme yapılır. Yapılan değerlendirme sonucunda ortaya çıkan sonuçlar ile beraber bir terapi programı ile oluşturulur, bu terapi programı kişinin ihtiyacına göre gerekli zaman ve sıklıklar ile uygulanır ve gerekli eğitimler ile konuşma problemi giderilmeye çalışılır.

Kekemeliğin nedenleri nelerdir?

Kekemeliğin nedenlerine ilişkin pek çok teori ve araştırma vardır. Fakat bu araştırma sonuçları birbirleri ile çoğu zaman tutarlılık göstermemektedir. Bu sonuçlara baktığımızda kekemelikte dil bilgisel faktörlerin, psikolojik faktörlerin ve bunun gibi faktörlerin olduğu bilinmektedir.

Tutarlılık yoktur ve bir uzlaşı yoktur. Emin olunan iki mesele vardır. Birinci kekeme olan bireylerin kekeme olmayan bireylere göre beyinin anatomisin ve fizyolojisinde bazı farklılıklara sahip olmasıdır. Aynı zamanda kekemelikte ciddi bir kalıtımsal faktör söz konusudur. Bu faktör çok basit sade babadan oğula direk geçen bir durum değildir daha karmaşık şekilde yeni nesillere aktarılmaktadır.

Kekemelik terapileri nasıl yapılır?

Kekemelik terapisinde pek çok yaklaşım olmasına rağmen başlıca bilimsel temelli ya da kanıt temelli iki tane yaklaşım vardır. Birinci akıcılık biçimlendirme terapileri. İkincisi ise kekemelik değiştirme yaklaşımıdır.

Akıcılık biçimlendirme terapilerinde solumun, hız dili konuşmanın mekaniğini değiştirmek söz konusudur ve hedef tamamiyle akıcı olan konuşmayı sağlayabilmektir. Bu yaklaşımda kekemelik tamamen yok edilmez.

Kekemelik değiştirme yaklaşımında hedef sıfır akıcılık değildir kişinin rahat takılmasını sağlamaktır ve kekeleme anları ile baş etmesini sağlamaktır.

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oturum Aç

reset

Geri
Oturum Aç