Kararsızlık Nedir ve Nasıl Yenilir?


çekingenlik

 

 

Bazı insanlar kararsızlığı çok mu yaşıyor? yoksa herkes mi karasız. Kararsızlık bir hastalık mı?

Kararsızlığın nedenleri

Alternatiflerimiz çok

Kararsızlığın başında alternatiflerin çok fazla olması vardır. Eskiden tek bir kanal vardı ve televizyon izlerken kanal değiştiremezdik. Ama şimdi açıyoruz uydu var, d smart, dijitürk var ve sonuçta binlerce kanal var. O mu bu mu derken zaman geçiyor ve keyif almıyoruz, kararsızlık bizi kitliyor. Çok seçenek olması bizi daha mutlu etmesi lazım ama araştırmalar öyle söylemiyor. ABD’de yapılan bir araştırmada alternatiflerimizin arttığını bunun sonucu da depresyonumuz ve kararsızlığımız artıyor. Bir çok mağaza alışveriş merkezi var ve bir çok marka var.

Mükemmel karar vermeye çalışmak

Özellikle kararsızlığa eğilimli kişilerde mükemmel karar verme içgüdüsü var. Ben bir karar almalıyım bu kararın hiç riski olmaması lazım, bu karar yüz 100 mutluluğu bana vermesi lazım. Ama maalesef böyle bir şey yok. Karar vermek için en azından belirli olumlu şeyleri bir araya getirmemiz yeterlidir. Mükemmel karar vermek sadece bizim zamanımızı alacaktır.

Kendimize güvensiz olmamız kararlarımızı etkiliyor

Kendimize güvensiz olduğumuzda aldığımız kararlar tam yeterli olmayabilir. Ben aslında kendine yetemeyen insanım düzgün kararlar veremeyebilir diyoruz. Bilinç dışımızda bu tür bir şey var ise doğru karar almamızı ve verdiğimiz kararların peşinden gitmemizi engelliyor. Sonuç olarak özgüveni düşün insanlar karar almakta zorlanıyor.

Sorumluluk almak istememek

Kişiler bedel ödemek istemiyorlar. Her attığımız adımın kararın bir karşılığı olduğu ve bedel ödemek zorunda olduğumuz için karar almakta zorlanıyoruz. Biz riske girmezsek ve sorumluluk alamazsak karar veremeyiz. Belirli ölçüde risk almak ilerlemeyi de beraberinde getirir.

Başkaları ne der korkusu

Ben bu ceketi alırsam, ben bu paltoyu alırsam annem beğenir mi? kız arkadaşım, erkek arkadaşım beğenir mi? onların beğenisi de önemli burada yüzde 51 sizin fikriniz diğerlerinin fikri ise yüzde 49 olması lazım.

Hata yapmak korkusu

Mükemmelliyetçi kişiliklerin daha kararsız oldukları araştırmalarda ortaya çıkmış. Mevlana’ya atfedilen bir hikaye var. Mevlana bir dostunun cenaze törenine katılıyor, önde iki kişi birbiri arasında konuşuyor, o kadar iyi bir zattı ki hiç hata yapmadı diyor. Mevlana diyor ki; keşke hata yapsaydı da Allah onu affetseydi. Aslında burada çok ince bir mesaj var. Hata yapıp sonra hatayı düzeltmek daha çok insana mahsus bir şey. Yunus Emre’de diyor ki; “Hata yapmayan insan aslında hiçbir şey yapmayan insandır.” Hata yapmaktan korkmamak lazım.

Doğru karar nasıl alınır

karar

İnsan bir çok konuda karar vermek zorundadır. Bir gün içerisinde ya da bir zaman içerisinde. Dışarı çıktınız dolmuşa mu yoksa otobüse mi bineceksiniz? işe giderken hangi gömleği giyeceksiniz? araba alacaksınızdır, ev alacaksınız. Ya da çok daha büyük kararlar. Eğitim için yurt dışına gideceksiniz, ya da evleneceksiniz.

Siz günlük kararlarda dahi zorlanıyorsanız, belki de obsesif kompulsif kişilik bozukluğu yaşıyor olabilirsiniz. İş başarınız, okul başarınız, karı koca ilişkiniz bozuluyorsa kararsızlığınız yüzünden bu psikolojik problem olabilir. Bazı insanlar belki sizde öylesiniz, herkese sorarlar sen ne düşünüyorsun? ev alırken en az elli kişiye sorarlar. Böyle insanların kafası o kadar karışır ki bu doğru değil. Etrafa danışacaksınız az kişiye danışmanız sizin için daha faydalıdır. Hayatınızda referans noktası insanlar oluşturmanı gerekir 3-4 tane insanlar olması yeterlidir. Onların söylediklerini bir kazanda kaynatıp kendi ana fikriniz, istekleriniz yüzde 51 olması şartı ile bir karar verebilirsiniz. Kendinizi en iyi siz tanırsınız. Kendinizi tanımanız karar almanızda çok önemlidir. Diğer söylenenleri bir kenara koyun ve sizin düşüncelerinizi bir kenara koyun ve karar verin.

İçiniz hala rahat değilse bu konuda risk devreye giriyor. Mantıken en doğru kararı vermek zorundasınızdır ve mükemmel bir karar yoktur ve her şeyin kendi içerisinde bir riski vardır.

Karar verme aşamasında özellikle büyük kararlarda oturup bir köşeye kalem ile yazarak düşünmek çok daha iyidir. Artılar eksiler olarak ayırın ve yazın. Bunlar sizin olayı daha net ve geniş açıdan görmenizi sağlayacaktır.

 

Kararsızlık hakkında bir hikaye

Zamanın birinde bir osmanlı paşası kararsızlığı ile meşhurmuş. Bu kararsın paşa kendisine ev yaptırmaya karar verir ve zamanın en ünlü mimarını yanına çağırmış. Paşa, bir ev yaptırmak istiyorum, evin nasıl olacağını tarif eder. Paşa sen bu evi yapabilir misin? mimar paşanın kararsızlığını bildiği için der ki; eğer bu evi ben yapacaksam sonuna kadar, ev bitene kadar sizin gelmenizi istemiyorum. Paşa neden der. Mimar der ki; siz ev yaparken gelirseniz yaptırır bozdurursunuz ve bu ev bitmez ve sonsuza kadar sürer ve paşa bu anlaşmaya razı olur. Zaman geçer ve evin bittiği haberi gelir. Paşa ev görmeye gidince çok beğenir, sağından solundan bakar ve çok beğenir ve içerisine girince suratı asılır. Ama koskoca evde tek bir tane tuvalet var paşa bunu sorar. Mimar efendi neden tuvaleti bir tane yaptığını anlatır: Eğer ben iki tuvalet yapsaydım siz hangisine yapacağım diye karar verirken iş işten geçmiş olurdu der.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in