İnsanda Ölüm Korkusu Neden Olur?


sinan-cananProf. Dr. Sinan Canan, ölüm korkusu hakkında düşüncelerini paylaştı.

Küçükken ölümü duyduğumuzda, bu nedir? diye düşünmüşüzdür. İnsanın dışında bilişsel olarak gelişmiş canlı şempanzelerdir. Şempanzeler arkadaşları öldüklerinde bir takım ritüeller yapıyorlar ama kendi ölümlerine dair herhangi bir bilinçleri yok. İnsanda ise çok net bir şekilde ölüm korkusu var.

Bir taraftanda gaflet devresi var. Günlük hayatımızı sürdürelim diye bize yaratıcı tarafından verilmiş duygu ve düşünce ise iki dakika sonra ölebilecek olduğumuzu bilmemize rağmen ölmeyecek gibi de yaşamamızdır. 75 yaşında birisi bir bakıyor ömrüm boşa gitti diyor. Bu da gaflet denilen perdenin aşırı kullanılmasıdır. Ölüm olayında düşünenler için büyük ibretler vardır.

Ölüm korkusu niye olur?

Ölüm korkusunun sebebi insan zihninin hep ileriyi ya da geçmişi düşünmesidir. Anı tadamıyoruz, zaman sürekli geçiyor. Ya sınava hazırlanıyoruz, ya ödenmesi gereken borçlarımız var, bu şekilde ileriye yönelik kurgu yapan zihnin ölümü düşünmesi kişiyi tedirginleştiriyor.  Anı yaşamak istiyoruz fakat bir türlü beceremiyoruz.

Batılılar meditasyonu çok seviyor. Zihnimiz gelecek ile meşgulken meditasyon ise şu ana odaklanalım diyor. An’da yaşadığımızda ise zihin ölüm korkusunu ortadan kaldırıyor. Bir sanatçı sanat eserini ortaya koyarken böyle bir hal taşıyor. Performans gösteren sporcular o ana konsantre oldukları için ölüm korkusu o an için taşımıyorlar.

İlgili>>  'Anı Yaşamak' Ne Anlama Gelir?

Bütün dinlerdeki amaç insanı o ana çekip o anın farkındalığını artırmaktadır. Bizim genelde bazı sorunlar namazda çözülüyor. İnsanın en önemli ihtiyacı zihninin gürültüsünü susturmaktır.

Ölümü anlamadan yaşamı anlamak mümkün değil. Niye ölüyoruz? çünkü yaşıyoruz. Ölüm olmazsa yaşamak diye bir şey olmayacak. Bu bilince ulaşmak biraz şahsi düşünce istiyor, dışarıdan öğretilebilen bir şey değil. Biraz tefekkür, kendi içine çekilme, korku ile yüzleşme, kaynaklara başvurma, bu konuda düşünmüş insanlar neler söylüyor diye bakıp bu konu ile mesai harcamak bu işin çözümüdür.

Misafirliğin anlamı, geçici bir süre kalıp gitmektir. Burada sürekli kalmayı istemek biraz çocukça. Eğer bir yere gittiğimizde 4 yıl misafir kalsak bir süre sonra orada kimse yüzümüze bakmaz. Misafir gitme konsepti gelip gitme ile anlam kazanıyor. Doğum – ölüm parantezi içerisinde süresini bilmediğimiz ama sınırlı bir zaman içerisinde burada bulunduğumuz, karşımıza çıkan her anın fırsat ve imtihan olduğu bilinmeli. Ama siz elinizde olmayan geçmişte kalırsınız ya da erişiminiz olmayan gelecekte takılırsanız anı yaşamaktan sıyrılıp korka korka ölüme koşa koşa gittiğinizi görebilirsiniz.

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oturum Aç

reset

Geri
Oturum Aç