Çekingen Kişilik Bozukluğu Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?


 

 

Çenkingen kişilik bozukluğunun temel özelliği, yetersizlik duyguları ve olumsuz değerlendirmeye karşı aşırı duyarlılıklarıdır. Aslında kişiliklerin tüm özellikleri bu duygular arasındadır. Toplumda yüzde 1 görülmektedir.

Pek çok araştırmacı çekingen kişilik bozukluğu ile sosyal fobiyi bir birinden ayırırlar bazıları da ikisini aynı alırlar, çok yakından ilişkileri vardır derler. İlla ikisini ayırmamız gerekirse sosyal fobi kişide çok ciddi rahatsızlık uyandırır, bundan rahatsızdır. Kişilik bozukluğunda ise daha çok olması gereken bu değil midir diye içselleştirir ve ancak çevresinin uyarması ile bunu fark edebilir.

En önemli özelliği yetersizlik duygusudur ve olumsuz değerlendirmeye karşı duyarlıdır. Ayıplı bir malı iade etmek, birine senden hoşlanıyorum demek hep kaygı uyandırır. Birine seni seviyorum diyeceği zaman ne münasebet derse ne yaparım diye kendisi ile ilgili kaygıları yüksektir.

İlişki kurmaktan kaçınır. Orada bir hata yaparsam, bir yere davet edersem ya mahçup olursam, ya eksik kalırsam diye kendisi ile ilgili bir zihinsel meşguliyeti vardır. Çekingen kişilerin aile yapısında bakıldığında ebeveyin yapısında sürekli dışarıya vurgu yapan, ötekilere karşı mahçup olacağını varsayan evhamlı bir aile yapısı olabilmektedir. Bu davranış öğrenilmiş bir davranış olarakta gelişebilmektir. Kişinin uyumunu bozabilir, bu kişiler genellikle sahip oldukları yeteneklerin, niteliklerin çok altında işler yapmak zorundadırlar. Örneğin bir kuruluşta mühendislik yapabilecekken teknik eleman olarak çalışmak durumunda kalabilir. Çünkü diğer daha fazla ilişki gerektiriyorsa yeteneğinin altında işleri seçerler ki sıkıntı yaşamayayım diye.

Pek çok ilişkiden kaçınırlar, bu kişilerin çevresinde yaşayan insanların da biraz onları beklemeleri gerekiyor. Çok yargılayıcı, kesin hatları ile lafları söyleyen adamların yanında doğruyu fark etseler de söyleyemezler. Aile içerisinde de bu böyledir iş ilişkilerinde de bu böyledir. Böyle birini fark etmezseniz, bu kişilerin yeteneğinden ve bilgisinden faydalanamazsınız. Bazen mahçup olmamak için haklarından vazgeçer, maaşına zam isteyemez, daha kötü işlerde çalışmaya katlanır, daha iyi ilişkiler kurabilecekken geri çekilebilir. Bu da o kişinin sosyal yaşam da ve iş hayatında kayıplar yaşamasına neden olur.

İlgili>>  Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Çekingen Kişilik Bozukluğu Tanı Kriterleri

Yaygın tanılama sistemlerinden biri olan DSM’nin V. versiyonunda, çekingen kişilik bozukluğu tanısı için gerekli kriterler şu şekilde belirtilmiştir:

  • Birçok kapsamda erken çocukluk çağında başlayarak, aşağıdakilerden dört ya da daha fazlası ile kendini gösteren ısrarcı bir sosyal ketleme yapısı, yetersizlik duygusu ve eleştiriye karşı aşırı hassasiyet.
  • Önemli oranda kişilerarası etkileşimi kapsayan mesleki faaliyetlerden eleştiri ya da onaylanmama korkusuyla kaçınma.
  • Sevileceğinden emin olmadığı sürece insanlarla ilişkiye girme konusunda isteksizlik.
  • Utanacağı ya da dalga geçileceği korkusuyla samimi ilişkilerde kendini kısıtlama.
  • Eleştirilmeye ya da reddedilmeye kafayı takma.
  • Yetersizlik hissettikleri için yeni kişiler arası durumları sınırlama.
  • Kendini sosyal olarak yetersiz ya da aşağı konumda görme.
  • Utançlarını kanıtlayabileceği için yeni aktiviteleri denemeye karşı isteksiz olma.

Çekingen kişilik bozukluğu tedavisi

Zaman zaman bu hastalar psikoloğa yada psikiyatriste başvurarak terapiye kendi başlarına başvurabilirler, fakat bu durumlarda korkuları öylesine yüksek boyuttadır ki terapi sırasında en ufak bir zorluk ile karşılaştıklarında geri çekilmeye kalkabilirler. Pozitif yorumlara ve nazik yaklaşımlara cevap verebilirler ama en ufak eleştiri bu kişiler için dayanılmaz olur. Doktor ve hasta arasında pozitif bir ilişki kurulabilirse, kişi kendisine sorun yaratan bazı savunma mekanizmalarından vazgeçebilir. Dolayısıyla terapi oldukça faydalı olabilir. Bu kişiler genelde belli bir dereceye kadar insanlarla iletişim kurma yeteneğine sahiptir, terapi ile bu yetenekleri geliştirilebilir. Her hangi bir yardım alınmaz ise bu kişiler yaşamdan tamamiyle kendilerini soyutlayabilir ve tamamiyle izole olabilirler.

İlaç kullanımı bu hastalarda fazla önerilmez, aksine psikoterapinin daha faydalı olduğu görülmüştür. Bu hastalarda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta kişi ile terapist arasında güven ilişkisinin kurulmasıdır, böylece hastanın zamanından once terapiyi bırakması önlenmiş

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oturum Aç

reset

Geri
Oturum Aç