Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklamaları hukuka aykırıdır


 

Prof. Osman Can, gazeticiler Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanması hakkında yorum yaptı.

Ceza yargılama konusu olacak her bir eylemi biz gazetecilik kapsamında değildir diyoruz. Örneğin bir gazetecilik yaparken aynı zamanda el yapımı bombayı bulundurabiliyor ya da eyleme giriyor ise bu nedenle tutuklandığı zaman gazetecilik faaliyeti yaparken tutuklanmış olmuyor. Ama böyle bir durumda bilgilerin açıklanmasının casusluk faaliyeti içerisine girmesi, casusluk nedeniyle tutuklama gazetecilik faaliyeti nedeniyledir. Gazetecilik faaliyetinin belirli sınırları vardır. Burada gazetecilik faaliyeti ile ilgili başlatılan bir soruşturma vardır.

Olayları politikaya değil hukuka bakarak yorumlamalıyız

Gazetecilik nedeniyle hiçbir soruşturma başlatılamaz diye bir cümle kuramayız. Mesele şu; gazetecilik faaliyeti nedeniyle başlatılan bu soruşturma anayasal çerçeve içerisinde midir? değil midir? Tabi ki hukuki parametrelere göre bakıp değerlendirmeliyiz, politik bakış açısına göre değil.

Anayasanın 26. maddesi düşünceyi açıklama ve onu yazılı resimli yollar ile kişiler düşüncelerini açıklayabilir yayabilir. Basın yolu ise bunun başka bir aracıdır. Kişi basın yolu ile düşüncelerini daha etkin bir şekilde sunabilir bu aynı zamanda kişilerin ve kamuoyunun bilgilendirme ihtiyacını karşıladığı için daha değerli hale gelebiliyor. Ya da demokrasi açısından daha önemli kazanımlar olabiliyor. Daha fazla önem kazandığı için anayasal güvenceler biraz daha artıyor. Bu çerçevede gazetecilik faaliyeti yaptığınız zaman devletin çıkarları çatışmaya başladığı zaman, toplumun büyük bir çoğunluğunu rahtsız ettiği zaman bu faaliyet biraz daha anayasal kapsamı içerisine alınabiliyor.

Gazetecilik faaliyeti düşünce özgürlüğü kapsamında değildir

Ceza normlarında başkalarını rahatsız edecek konularda düzenlemeler vardır. Devlet sırlarını koruyan hükümler vardır. 2010 anayasa değişikliği ile bu perspektif daha etkin bir hale geldi. Anayasal perspektiften baktığımızda gazetecilik faaliyeti düşünce özgürlüğü kapsamında değildir ve halkın haber alma özgürlüğünü kapsar. Dolayısıyla casusluk faaliyeti içerisine giren gazetecilik yaparken halkın bilgilendirmesinin önüne geçilerek gazetecilik faaliyetini sınırlandırma perspektifi yeni bir perspektiftir.

Bu soruşturmanın insan hakları mahkemesi açısından problemli olduğunu Avrupa’nın genel demokrasi standartlarına baktığımızda problemli olduğunu söyleyebilir. Tutuklama ise tamamen hukuka aykırıdır. Tutuklamayı gerektirecek bir şey yok ortada.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in