Atom ve Atomun Yapısı


atom

 

Atomlar öyle küçük parçacıklardır ki en güçlü mikroskoplarla dahi bir tanesini görmek mümkün değildir. Bir atomun çapı ancak milimetrenin milyonda biri kadardır.

Bu kadar küçük yapının içinde acaba neler var. Her atom bir çekirdek ve çekirdeğin çok uzağında dönen elektronlardan oluşmuştur. Çekirdeğin içinde ise proton ve nötron ismi verilen başka parçacıklar vardır. Yakın bir geçmişe kadar atomun en küçük parçacıkların bunlar olduğu düşünülürdü ancak son bilimsel verilere göre protonlarında kendilerinden daha küçük parçacıklar olan kuarklardan oluşturduğu keşfedildi.

atomÇekirdekde saklı güç

Çekirden atomun merkezinde bulunmaktadır ve atomun niteliğine göre belirli sayılarda proton ve nötrondan oluşmuştur, çekirdeğin hacmi ise atomun hacminin on milyarda biri kadardır.

Atomun kütlesini oluşturan yoğunluk tüm atoma eşit olarak dağılmamıştır. hemen hemen hepsi atomun çekirdeğinde birikmiştir. Rakamlar bize bir atomun çok büyük bir bölümünün çok büyük boşluktan oluşmaktadır. Atom en basit anlatımda içinde bir çekirden ve o çekirdeğin etrafında dönen proton ve nötrondan oluşmuştur.

Çekirdeğin içi, proton ve nötronlar

Atomun çekirdeğinde bulunan proton ve nötronlar atomun kütlesinin yüzde 95 ini oluştururlar ve yer yüzünde bulunan elementlerin kaynağıdırlar.

Elementleri farklı kılan şey ise atomlarındaki proton sayılardır. Hidrojon atomunda 1 proton vardır. Oksijende ise 15 proton vardır. Proton sayılarındaki bu farklılık elementleri birbirinden ayırır.

Elektoronlar

Elektoronlar atom çekirdeğinin çevresinde dönen parçacıklardır. Bu dönüş yörünge adı verilen yollarda çok büyük düzen içerisinde hiç durmaksızın gerçekleşir. En güçlü mikroskopların göremeyeceği bir alanda dönen elektoronlar saniyede bin kilometre gibi akıl almaz bir hızla dönerler. Bu sürat İstanbul’dan Antalya’ya bir saniyede gitmek anlamına gelir.

Mesela şu anda bedenimizi oluşturan atomların güçlü nükleer kuvveti bir an zayıflasa vücudumuz tuzla buz olur. Bu anlamda bedenimizdeki binde birlik bir oynama bile anında tuzla buz olmamıza yeter.

Eğer biraz daha farklı sayısal değerler seçilmiş olsaydı evren farklı bir yer olacaktı ve büyük olasılıkla onu görmek içi biz burada olamayacaktık. İnsan kozmolojiyi araştırdıkça, inanılmazlık giderek daha belirgin hale gelir. Evrenin başlangıcı hakkındaki bu başlangıcı hakkındaki bu bulgular evrenin hayranlık uyandıran bir hassasiyet ile düzenlendiğini ortaya koymaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in