Alaattin Çakıcı Kimdir?


 

 

Alaattin Çakıcı, 1953 yılında Trabzon ilinin Arsin ilçesine bağlı Fındıklı köyünde doğdu. İlk olarak 17 yaşındayken bir İETT görevlisini yaralama olayına karıştı.

1980’li yılların sonunda yeraltı dünyasının Ankara ayağına adı duyulan Çakıcı, bir süre sonra İstanbul’a geçerek, buradaki gruplar içinde kendisine yer edindi. Türkiye çapında faaliyet gösteren ve “ülkücü baba” olarak tanımlanan Çakıcı, İstanbul’a geçtikçe sonra yine ünlü babalardan Dündar Kılıç’ın kızı Uğur Kılıç’la evlendi.

Babası 12 Eylül döneminde İstanbul’un Gültepe semtindeki bir kahvehaneye yapılan silahlı baskında kaybeden Çakıcı, 1984’den itibaren çek – senet tahsilatı yapan grupların liderliğini yapmaya başladı.

Eski eşi Uğur Çakıcı’nın Uludağ’da öldürülme emrini verdiği gerekçesiyle polis ve savcılıkça gıyabi tutuklu olarak aranan Çakıcı, ayrıca, canlı yayında DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’le ilgili yaptığı açıklamalarıyla Flash TV’nin basılmasında neden oldu.

Çakıcı, çek – senet tahsilatı yaptığı dönemde Ankara ve İstanbul’da birçok kez gözaltına alındı. Soruşturmalarda, polisin mafya içindeki uzantısıyla ilgili bilgiler veren Çakıcı’nın yurtdışında kaldığı süre içinde Belçika, ABD, İtalya, Güney Afrika, Fransa, Brezilya, Singapur ve Japonya’da dolaştığı belirlendi.

1992’de hazırlanan sahte pasaportta yurtdışına kaçan Çakıcı’nın adı, Susurluk soruşturmalarında da gündeme geldi. Soruşturmalarda, kendisinde sahte yeşil pasaport bulunduğu iddiaları ortaya atıldı. Çakıcının firarda bulunduğu dönemde Palermo’da İtalyan mafyasının önde gelen aileleriyle bir toplantı yaptığı saplantı.

41 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Çakıcı, 17 Ağustos 1998’de Fransız polisinin düzenlediği bir operasyon sonucunda Nice’de bir otelde yakalandı. Fransa’daki cezaevinde 16 ay dünyayla iletişimsiz bir odada tutuklu kalan Çakıcı, 14 Aralık’ta kendi isteğiyle Türkiye’ye getirildi.

Çakıcı, Mayıs 2000’de Türkbank ihalesinin araştıran Meclis Komisyonu’na verdiği ifadede ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ile iki kez yüz yüze görüştürdüğü söylediği söyledi. Çakıcı, komisyon üyelerine Türkbank olayında büyük paralar döndüğünü, kendisine söz verilen 60 milyon doların verilmediğini ve bu yüzden yakalatıldığını söyledi.

3 Kasım 1996’da Balıkesir’in Susurluk ilçesi yakınlarında tarihe Susurluk kazası olarak geçen trafik kazasında öldü. Kaza sırasında Çatlı’nın yanında, arka sol tarafta oturan Gonca Us ve arabayı kullanan İstanbul eski emniyet müdür yardımcısı Hüseyin Kocadağ da ölmüştür. Aracın içindeki dört kişiden yalnızca dönemin DYP milletvekili Sedat Edip Bucak kurtulabilmiştir.

Nevşehir’de yapılan cenaze törenine, 4500 kişilik bir topluluk katıldı. Türk bayrağına sarılı tabutu Nevşehir Kaldırım Mezarlığına defnedildi.

Ölümü hakkında komplo teorileri mevcuttur. Kaza yapan aracın fren sisteminin bozulması ve kazadan sonra boynu kırılarak öldürüldüğünü bunların başında gelmektedir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in