2. Mahmud’un Fes Devrimi Hakkında Bilinmeyenler


 

Fes, Fas’ın Fes şehrinde ortaya çıkmış tepeye doğru daralan silindir şeklinde olup üzerinden sarkan bir püskül ile bütünleşmiş, kırmızı çuhadan yapılmış bir başlıktır.

17. yüzyıldan itibaren Osmanlı’da fes kullanılmaya başlanmıştır

Osmanlı Devleti fesin kullanımı ilk defa 16. yüzyılda Cezayirli gemicilerden görmüştür. 17. yüzyılda ise Osmanlı halkı fes kullanmaya başlamıştır. Evliye Çelebi seyahatnamesinde İstanbul’da bir kısım askerin Cezayirli elbisesi ve fes giyindiklerini belirtmektedir.

3. Selimden sonra yenilikleri devam ettirmeye çalışan 2. Mahmut 1826’da yeniçeri ocağını kaldırdıktan sonra yerine kurduğu Asakiri Mahmudiye Muhammediye ordusunun başına Şubara’yı yerleştirdi. Şubarı güneş ve yağmurdan bozuluğu yeni bir başlık düşünüldü. Serasker Koca Hüsrev Paşa’nın Tunus’tan dönüşünde kara püsküllü kırmızı fesi tanıtması ile başlık arayışı yeni bir evreye girdi.

Fes dayanıklı olduğu için tercih edilmiştir

1828’de sadrazam Selim Mehmet Paşa’nın başkanlığında paşalar, Şeyhülislamlar ve devletin ileri gelenleri toplanarak kenarlı başlıklar ile namaz kılınamayacağını İslam dininden olan fesin Mısır ve Mağrip’te erlere giydirildiğini, şubaranın renk, şekil ve kalite bakımından dayanıksız olduğundan hazineye zarar verdiğini, fesin daha dayanıklı olduğu, Tunus ve Cezayir’den ustaların getirilip İstanbul’da yaptırılması halinde daha ucuza mal edileceğini öne sürmeleri üzerine fesin giyileceği belirlendi.

Fes 3 Mart 1829’da resmen kullanılmaya başlandı

osmanlı

Sadrazam başkanlığında komisyonun önce yalnız ordu için kararlaştırdığı fes giyimi 3 Mart 1829 hazırlanan kıyafet nizamnamesinin yürürlüğe konmasıyla sivil memurlara yayıldı. Böylece fes kısa zamanda pek çok Osmanlı’nın belirlediği bir giyim haline geldi. Fes bütün asker ve sivil memurlar için zorunlu kılındı, başlığın biçimi rengi ve boyutları da ayarlandı. Böylelikle 2. Mahmut memurların ve askerlerin zorunlu kıldığı fes Osmanlıların hayatına girmiş oldu.

Fesin kullanılması ile birlikte Tunus Beylerbeyinden 50 bin fes sipariş edildi. Fes imali başlı başına bir konu olduğu için fes nazırlığı kurulup başına İzmirli Katipzade Mustafa Efendi getirildi. Fese karşı talep açığını kapatmak için sanayi inkılabını gerçekleşmiş olan avrupa, Tunus ve Mısır’dan fes sipariş edildi. Yıllık sipariş edilen fes adeti 500 bini buluyordu.

Feshaneler kurularak yerli fes yapımına başlandı ve çeşitli illerde imalathaneler kuruldu. Osmanlı Devletin’de müslüman olan halk başına dilediğini koymakta serbest bırakıldı. Daha çok memurların benimsemesi fesin memur ile halk arasında ayrıma yol açtı. Hristiyanlar arasında ise fese doğru bir istek görülmeye başlandı. Fes Osmanlı Devleti içerisinde yaşayan hristiyan ve yahudilerce sadakat simgesi taşıyordu. İlmiye sınıfı ise sarık giymeye devam etti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reset password

Geri
log in